Ansiklopedi

Hikaye nedir, özellikleri, unsurları ve türleri nelerdir? (Kısaca)

Hikaye nedir? Hikaye özellikleri nelerdir? Hikaye unsurları ve türleri nelerdir? Hikaye eş anlamlısı nedir? İşte hikaye hakkında kısaca bilinmesi gerekenler…

Hikaye nedir?

Hikaye, sözlükte gerçek veya tasarlanmış olayları anlatan düzyazı türü olarak tanımlanmaktadır. Daha edebî bir ifadeyle ise hikaye, gerçeği kendisiyle koruyan ve kendi varlık koşullarına göre yaşayan bir edebiyat türüdür. Hikayede işlenenler hayatın kendisini değil, hayattan alınanların ve yaşananların intibasını vermektedir.

Hikaye özellikleri

Hikayelerde yaşanmış yahut yaşanması mümkün olan olaylar ve durumlar işlenmektedir. Hikayelerin en ayırt edici özelliği kısa ve mensur olmasıdır. Kahramanlar, olaylar ve durumlar romandaki kadar kapsamlı değil, sınırlıdır. Mekân ve zaman betimlemesi de tıpkı kahramanlar ve olaylar gibi daha kısadır.

Sade bir dille kaleme alınan hikayelerde olaylar, genel olarak kronolojik şekilde işlenmektedir. Amaç düşündürmek değil, duygulandırmak ve okuyucuda heyecan uyandırmaktır.

Hikaye bölümleri

Hikayeler üç bölümden oluşur: serim, düğüm, çözüm. Serim bölümü, giriş kısmıdır, kişiler ve olay tanıtılır. Düğüm bölümü, hikâyenin kapsamlı şekilde anlatıldığı en geniş kısımdır. Çözüm bölümü, olayların ve merakın bir sonuca bağlanarak neticelendiği kısımdır.

Hikaye eş anlamlısı nedir?

Hikayenin eş anlamlısı öyküdür. Yani ikisi de aynı anlama gelmektedir.

Hikayenin yapı unsurları nelerdir?

Hikâyelerde; olay, mekân, zaman, kahraman, anlatıcı, bakış açısı yapı unsurlarını oluşturmaktadır.

  1. Olay: Kurmaca metinlerin en önemli parçası olan olay, hikâyenin temel ögesidir. Öyküdeki kahramanın başından geçen olaylar yahut durumları ifade eder.
  2. Mekân: Hikâyede geçen olay ya da durumun ortaya çıktığı çevredir. Hikâyelerde kısa şekilde betimlenmektedir. Gerçeklikle örtüşmektedir.
  3. Zaman: Hikâyeler kısa bir zaman diliminde geçmektedir. Tıpkı mekân gibi gerçeklikle örtüşmektedir.
  4. Kahramanlar: Hikâyenin temel ögesi olan olay ve durumları yaşayan kişilerdir. Ayrıntılı şekilde ele alınmayan kahramanlar, sayıca azdır ve tek bir yönle ele alınmaktadır. Eğer kahraman bir topluluğun zihniyetini temsil ediyorsa “tip” olarak isimlendirilir; bir topluluğun zihniyetini değil, kendi duygu düşünce ve yönleriyle ele alınıyor ise “karakter” olarak adlandırılır.
  5. Anlatıcı: Hikâyelerde anlatıcı birinci tekil kişi -ben- ya da üçüncü tekil kişi -o- olabilmektedir.
  6. Bakış Açısı: Hikâyelerde anlatım üç farklı bakış açısıyla anlatılmaktadır. Üçüncü tekil şahıs anlatıcının anlattığı ve anlatıcının hikâyedeki her şeye hâkim olduğu bakış açısı “hâkim bakış açısı” olarak adlandırılır. Anlatıcının olayın kahramanı olduğu, yaşadığı ve tanık olduklarını anlattığı bakış açısı “kahraman bakış açısı” şeklinde isimlendirilir. Olaylara müdahale edilmeyen yalnızca müşahede yapılan bakış açısı ise “gözlemci bakış açısıdır.”

Hikaye türleri

Hikâyeler; konularına, anlatış biçimine, sanatına göre farklı türlere ayrılmaktadır. Genel anlamda hikâyeler, iki ana türde belirginleşmiştir: olay hikâyesi ve durum hikâyesi.

  1. Olay hikâyesi: Fransız sanatçı Guy de Maupassant tarafından geliştirilmiş bir hikâye türü olduğu için “Maupassant Tarzı Hikâye” olarak da bilinmektedir. Olaylar; kişi, zaman, mekân unsurlarına bağlı olarak gerçekleşmektedir. Klasik vaka hikâyesi olarak da bilinen bu türde, olaylar serim, düğüm, çözüm şeklinde bir plana göre ele alınmaktadır. Çözüm bölümünde hikâye, ani ve şaşırtıcı bir şekilde sonuçlanır; okuyucunun hayal gücüne fazla bir şey bırakılmaz. Yapaylık vardır, hayatın doğallığı ve sıcaklığı kaybolmuştur. Bu tür hikâyelerde ayrıntılı bir anlatım bulunmaktadır. Açıklamalar, betimlemeler ve tahliller hikâyede yer almaktadır. Hikâyede sıradan insanlar ve olaylar değil, müstesna hayatlar anlatılmaktadır. Güçlü bir sosyal muhtevanın işlendiği bu hikâyenin Türk edebiyatındaki en önemli temsilcisi Ömer Seyfettin’dir. Bunun haricinde edebiyatımızda; Refik Halit Karay, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin, Samim Kocagöz, Talip Apaydın gibi isimler de olay hikâyesinin temsilcileri arasında yer almaktadır.
  2. Durum hikâyesi: Rus sanatçı Anton Çehov tarafından geliştirilmiş bir hikâye türü olduğu için “Çehov Tarzı Hikâye” olarak da bilinmektedir. Günlük yaşantı içerisinden belli bir kesitin işlendiği hikâyelerdir. Bir başka ifadeyle gündelik hayattaki olaylar vasıtasıyla sosyal hayat okuyucuya aktarılmaktadır. Hayal gücünün ve merak unsurunun ön planda olduğu bu hikâye türünde serim, düğüm, çözüm planına uyulmamaktadır. Hikâyede müdahale azdır, hayatın doğallığı yansıtılmaktadır. Olay ve kişiler özenle seçilmemiş yahut idealize edilmemiştir, sıradan hayatlar söz konusudur. Ayrıntılı bir anlatım söz konusu değildir. Yapı unsurlarından olan mekân ve zaman üzerinde de ayrıntılı bir şekilde durulmaz. Fakat mekân, zaman ve insan ilişkisi hissettirilmektedir. Türk edebiyatında bu türün en önemli temsilcisi Memduh Şevket Esendal’dır. Fakat bu isim haricinde edebiyatımızda Sait Faik Abasıyanık ve Tarık Buğra da durum hikâyesinin temsilcileri arasında yer almaktadır.

Bu temeldeki iki ana türün haricinde “fantastik hikâye ve minimal hikâye” türü de bulunmaktadır. Fantastik hikâye: İnsanın hayal gücü ile gerçeklik arasında kurduğu bağ üzerine kurgulanmıştır. Gerçek, hayal ve yanılsama bir aradadır. Tuhaf, beklenmedik olayların işlendiği bu hikâyenin kaynakları şu şekildedir; korkular, sanrılar, tasavvufi duyarlılıklar, mistik duyarlılıklar, rüyalar, hayaller, metafizik.

Minimal hikâye: Okuyucuda tek bir izlenim bırakan, dramatik bir an üzerine yoğunlaşan hikâyedir. Olay unsuru ön planda değildir. An hikâyesi ya da küçürek hikâye olarak da adlandırılabilmektedir. Türk edebiyatında Ferit Edgü ve İsmet Kür türün önemli temsilcileri arasındadır.

Ayrıca bakınız:

Daha Fazla Göster

İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu